bizde bahane bol.

11 Eylül 2012 § Yorum bırakın

bu fikri denizciğimden arakladım. meğer böyle bir yaratıcı yazarlık egzersizi varmış. yazmayışımızı yüz maddelik bir listeyle gerekçelendiriyormuşuz, ama yazdıklarımıza geri dönüp bakmıyormuşuz. aynı şeyi iki kere yazsak da önemli değilmiş, zaten amaç esas sebebi bulmakmış. nicedir atıl duran blogumu böyle bir yazıyla canlandırmaktan daha iyi bir fikir bulamadım açıkçası ben. listeyi defter ve kalem kullanarak yazdım, buraya geçirirken ilk kez baştan sona okumuş olacağım, neden yazmadığımı öğrenebilecek miyim, henüz bundan emin değilim.

  1. bu listeyi yapmaya bile, “birazdan başlıyorum,” dedikten bir buçuk saat sonra başladım.
  2. muhtemelen daha öncelikli işlerim var ve onları da yapmadığımdan “zevk için” yazı yazmama izin vermiyorum.
  3. comedymax’te en sevmediğim dizi başlamış olabilir, benim gıcık olduğum karakterlere küfretmem gerekebilir.
  4. aklıma çok şahane fikirler gelmiştir ama heyecandan yazamıyorumdur.
  5. söylenebilecek her şey daha önce söylenmiştir.
  6. üzerinde konuşulamayan konusunda susmak gerekir.
  7. belki de tembelimdir.
  8. potansiyelimi kullanmakta bir fayda görmüyorumdur.
  9. birilerine gıcık olmuşumdur.
  10. birilerini çok sevdiğim için canım başka bir şey yapmak istemiyordur.
  11. legolarla oynamak çok zevkli.
  12. sarhoşken yazı yazamıyorum.
  13. yazı yazarken daha az sigara içebiliyorum.
  14. canım bir yıldız tilbe şarkısı açıp göbek atmak istiyor diye.
  15. masa çok kalabalık, defteri koyacak yer yok, önce şuraları bir toparlayayım.
  16. çünkü daha kaynak kitapları okumadım.
  17. arkadaşlar caddebostan sahil’e çağırıyor.
  18. ya sizden daha iyi yazamazsam?
  19. ya sizden daha iyi yazarsam?
  20. kapı çaldı.
  21. çişim geldi.
  22. karnım acıktı.
  23. evde yiyecek bir şey kalmamış, aç karnına kafam çalışmıyor.
  24. burada çok gürültü var.
  25. hiç ses yok, biraz televizyon açayım.
  26. aslında çok komik şeyler yazıyorum ama okuyanlar anlamıyor.
  27. tırnağımın kenarını yemişim, baş parmağım acıyor.
  28. başım çok ağrıyor.
  29. ağrı kesici içtim, midem fena oldu.
  30. takip ettiğim blogları okumuyorum nicedir.
  31. bu listenin sonunu getirebileceğimden ciddi şüphelerim var.
  32. defter bitmek üzere, hangi yeni deftere başlasam bilemiyorum.
  33. belki de yazmasam çıldıracak raddeye gelmemişimdir henüz.
  34. hızlı yazınca el yazım çirkinleşiyor.
  35. kaz dağları mı yanıyormuş?
  36. babam da yazardı.
  37. ödip’ten elektra’ya bin türlü kompleksten mustaripim.
  38. suya yazı yazınca kalmıyor.
  39. yazdıklarımın kelebek etkisi beni korkutuyor.
  40. yeterince sebatkar bir insan değilim.
  41. kimse beni zorlamıyor.
  42. birileri beni zorladığında o da geri tepiyor.
  43. yazmak hafızayı zayıflatıyor.
  44. kafamda kırk tilki dolaşıyor fakat kuyrukları da birbirine dolaşık.
  45. saçlarımı taramam gerek.
  46. aklıma bir şey gelmiyor.
  47. bu yaşıma kadar bir şey yazamadıysam bu saatten sonra yazmamın ne faydası var?
  48. daha gencim aslında yahu.
  49. ucunda ölüm yok.
  50. hepimiz ölücez.
  51. bunu bugün değil de yarın yazsam bir şey fark etmez.
  52. sıkıldım.
  53. yazabilsem, yazmamak üzerine kim yazacak?
  54. kutluğ ataman gibi hem bdp’ye, hem yalçın küçük’e, hem de redhack’e çatan bir olmak istemiyorum.
  55. twitter çok vaktimi alıyor.
  56. radikal ve ekstremist olma arzumu tembelliğime bahane ediyorum.
  57. bitirmeyi beceremiyorum.
  58. nereden başlayacağımı bilemiyorum.
  59. utanıyorum, çekiniyorum.
  60. beni çok az kişinin okumasından korkuyorum.
  61. yazmayalı çok uzun zaman oldu, beklentileri karşılayamayabilirim.
  62. bazen manikürcü olsam mı diye düşünüyorum.
  63. yazacak konu bulamıyorum diye çevirmen oldum zaten.
  64. suçu facebook’a atmak faydasız, last.fm’de saatler geçirdiğim zamanları da bilirim.
  65. zora gelemiyorum.
  66. yazdıklarımı aslında beğeniyorum, ama beğenilmeme kaygısı taşıyorum.
  67. yazdıklarımı beğenenlerin kolay kandırılabilir insanlar olduklarını düşünüyorum.
  68. kendimi kandırıyorum.
  69. takdir edersiniz ki bizim de bir seks hayatımız var. ve bunun altmış dokuzuncu maddeye denk gelmesi tamamen tesadüf.
  70. en iyi bildiğim konuda -yazamamak- yazmayı bile bir türlü beceremiyorum.
  71. orhan pamuk’u bile sevmeyen insanlar var.
  72. yeterince örselenmedim.
  73. bu egzersizi çok yanlış anladığımdan şüpheleniyorum.
  74. yaratıcı yazarlık egzersizlerinden medet ummam bile başlı başına bir gerekçe.
  75. bazı yazarlar çok ukala.
  76. her niyetlendiğim şeyi nihayete erdiremiyorum.
  77. önemli olan niyet.
  78. bilincim başlangıçtan çok uzak yerlere akabiliyor.
  79. içim sıkılıyor, pabucum sıkıyor.
  80. elim işte, gözüm oynaşta.
  81. tarkan bile şarkı sözü yazarken benden daha yaratıcı.
  82. sezen aksu’nun şu şarkısını dinleyeyim.
  83. çivi çiviyi söküyor ama son çivi hep çakılı kalıyor.
  84. hayat kısa, kuşlar uçuyor.
  85. şişiriyorum.
  86. en düzenli okuduğum gazete kelebek.
  87. ya vasatsam?
  88. yeni evimize güzel bir çalışma odası yapacağız ama bir türlü taşınamıyoruz.
  89. bende astigmat var.
  90. yazarken kendimi çok ele veriyorum.
  91. hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.
  92. annem beni strese girmeyeyim diye anadolu lisesi sınavlarına bile sokmamış.
  93. bitmek üzereyken nasıl olsa az kaldı diye bırakabiliyorum.
  94. hububat fiyatları.
  95. çünkü eşşeğin zikinden dolayı.
  96. mizah dergileri beni edebi açıdan beslemiyor.
  97. tedbir almadan tevekküle bel bağlıyorum.
  98. haydi gidelim. (kıpırdamazlar.)
  99. i’ve got 99 problems but a bitch ain’t one.
  100. yazanları da gördük yani.

evet, listeden de anlayabileceğiniz üzere yazamayışımın temel nedeni, türk pop müziği. memnuniyetinizi bana, şikayetlerinizi kendisine bildiriniz. iyi günler dilerim.

uzun yazamıyorum.

05 Nisan 2012 § Yorum bırakın

hayır, yazamıyorum. sınavlarda ikinci kağıdı isteyenlerden hiç olmadım. olanların da bunun faydasını gördüğüne tanıklık etmedim. aklına her geleni yazmak, aslında sorulan soruyu anlamadığını gösterir, bunu herkes biliyor öyle değil mi? ödev yazarken, verilen sözcük ya da sayfa sayısının alt sınırında yer aldım hep, çoğu zaman da o noktaya gelebilmek için araya gereksiz bilgiler serpiştirmem gerekti. örnekler hep okuldan, ama bunun sıkıntısını çekeceğim yegane yer de orası zaten.

üşengeç bir insanım, orası su götürmez. uzun yazamadığım gibi, hızlı da yazamıyorum. sıradan bir cep telefonu mesajını düzenlemem bile en az 15 dakikamı alıyor, öyle düşünün. son dakika sıkıştırmasının insanın üretkenliğinde önemli bir faktör olduğu söylenebilir, ancak yine okuldan örnek vermek gerekirse, bu stresin altından kalkamayıp, -muhtemelen kendisi de aynı dertten mustarip olduğundan- anlayış gösteren bir hocaya da denk gelemeyip, dersten kalmaya razı olduğum çok oldu. mesela bu iki satırlık şeyi yazmaya pazartesi günü başladım. daha bitirmezsem de hiçbir zaman bitmeyecekti. güncelliğini ya da benim gözümdeki önemini yitirdiğinden azıcık karalanıp bırakılmış o kadar çok yazım var ki. çözüm olarak burada, twitter’a ya da facebook’a aklıma geldiği anda (ya da itiraf edeyim, zaman zaman defterime not alıp eve geldikten sonra) yazdığım cümlelerin biraz daha genişletilmiş hallerini sunmaya karar verdim. böylece nasıl yazamadığımı anlatan kim bilir kaçıncı yazımı da tamamlamış oldum. belki arada daha uzun şeyler de yazar, hem kendimi hem de sizi şaşırtırım.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with yazma eylemi at lafı uzatmadan..