“isminle gel.”

01 Nisan 2012 § Yorum bırakın

bir vakitler ekşi sözlük’teki “kişinin büyüdüğünü anladığı an” başlığına, “ad-soyad kombinasyonuyla bir e-mail adresi almaya karar verdiği andır,” gibi bir şeyler yazmıştım. söz konusu e-mail adresini hiç almadım. ama bakın ne yaptım.

eskiden “sanal alem” dediğimiz, artık “sosyal medya” adını almış bu ortamlarda, hangisi kendini daha fazla önemsemek anlamına geliyor hala bilemiyorum: adını sanını açıkça ortaya koymak mı, yoksa bir takma ismin “arkasına sığınmak” mı? yani kim olduğun bu kadar önemli mi ki, yazdıklarının altına imzanı atmak istiyorsun? ya da kim olduğun bu kadar önemli mi ki, yazdıklarının senin tarafından yazıldığını gizlemeyi bu kadar çok istiyorsun?

sonuçta anonimlik internette ağzını açıp gözünü yummayı çok kolaylaştırıyor, bu bir gerçek. ancak bu anonimlerin artık, tumblr’daki “14 yaşında ama hala çocuksu” ergenler tarafından bile ciddiye alınmadıkları da bir başka gerçek. hem facebook sağolsun, insanlar birbirlerini soyadlarıyla tanıyorlar artık. eskiden sadece amerikan dizilerinde gördüğümüz tanışma sahneleri bizde de var yani: “merhaba, ben duygu dölek.” 30 yaşına geldim, kuzenlerimden, dayılarımdan, amcalarımdan saklayacak bir şeyim kalmadı. başıma geleceklerin sorumluluğunu alıyorum. birileri tarafından takip edildiğimi hayal edecek bile olsam, onlara hakikaten kendim tarafından üretilmiş bir şeyler sunmayı, google aramalarını kolaylaştırmayı isterim. bu yüzden buradayım. tanıştığımıza memnun oldum.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with anonimlik at lafı uzatmadan..