03 Şubat 2014 § 1 Yorum

uykuya dalmadan hemen önce, ya da uyanıp da yataktan çıkmadan az evvel, kendinizi devcileyin bir yabancılaşma topağına dönüşmüş bulduğunuz olmuştur sizin de. o an yaşadığınız aydınlanma, sizi de pırıl pırıl etmiştir. demem şu ki, hevesin geçmesi bazen o kadar da kötü bir şey değildir belki.

buraya yeni yıl kararlarımı yazacaktım. geldik şubat ayına. kararlarım arasında tutunamayanlar’ı bitirmek, insanlara alkolik eski sevgilileriymişim gibi davranmamak, mala bağlamadan ortamı terk etmek, daha fazla davete icabet etmek vardı. tutunamayanlar’ın yarısını biraz geçtim, duruyor öyle. ama daha aylardan şubat. diğerleri konusunda da elimden geleni yapıyorum. beceremediğimde kendimi dövmüyorum ama.

geçen hafta kaybettiğimiz ünlüler: pete seeger, philip seymour hoffman, woody allen. woody allen konusunda konuşmaya yeterince hazır hissetmiyorum kendimi. henüz inkar ve öfke aşamaları arasında bir yerlerdeyim. kabullenme’ye geldiğimde söyleyecek birkaç sözüm olacaktır elbette.

§ One Response to

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading at lafı uzatmadan..

meta

%d blogcu bunu beğendi: