hobilerimiz bizi ne yapar?

14 Nisan 2012 § 1 Yorum

görüş alanımın içinde bir yumak ve tığ, bir silikon tabancası, bir pul albümü, bir eskiz defteri, bir pinpon raketi ve bir ukulele var. biraz abartmış olabilirim, ama birkaç dakika verirseniz, evde azıcık dolaşıp size bunların hepsini ve daha fazlasını toplayabilirim. tozlu değiller, hepsini zaman zaman elime alıp sevgiyle okşuyorum, bir şeyler yapıyorum tabii ama, hepsinden azar azar. hiçbirinde ustalaşmaya zamanım yok. evde, keyfekeder bir tempoda çalışırken ben bile zaman bulamıyorsam, kim nasıl bulsun?

sitüasyonist enternasyonel düşüncesine göre (bilmeyen ve merak edenler şuraya bakabilir, oradan gerekli yerlere gidebilirler), serbest vakit kavramı bir illüzyondan ibarettir ve aslında serbest filan değildir, ekonomik ve sosyal güçler bireyin elinden aldıkları bu vakitleri ona geri satmaktadır. biz de bize bahşedilen bu vakitleri bir müzik aletini çalmayı öğrenerek, örgü örerek, koleksiyon yaparak değerlendirmeye, tekdüze hayatlarımıza bir parçacık anlam katmaya çabalarız. bu uğurda bir miktar da para harcarız tabii. son dönemde yükselişe geçen kendin-yap akımı var bir de. tüketim üzerine kurulu bir dünyada, emek vererek, kendine ait bir şeyler üretme fikri iyi geliyor insana. fakat insan güzel bir ürün verdiğini görünce de, bunu başkalarıyla paylaşmak istiyor. hatta ürettiklerini satarak geçimini sağlayabilmenin hayalini kurmaya başlıyor. etsy gibi siteler bunun için var. para kazanmayı başaranlar da var sanırım. fakat ben ne zaman azıcık baksam, eminim başkalarına da oluyordur aynısı, “bundan ben de yaparım ki,” diyor, yeni bir hedef belirliyor, gerekli malzemeleri tedarik etmeye girişiyorum. ve böylece yeniden başa dönüyoruz.

ideal bir dünyada, ki biz ona ütopya diyoruz, çalışma saatleri içinde yaşadığımız sistemdekinden çok daha az, keyif verici eylemlerimizi uygulayabileceğimiz serbest vakitler çok daha fazladır. daha ideal bir dünyada, insanlar zaten iyi becerdikleri ve yapmaktan keyif aldıkları işlerle meşgul olurlar (“herkesten yeteneği kadar, herkese ihtiyacı kadar”). elbette en ideali çalışmaya hiç gerek olmaması, insanın canı isterse hobi olarak para kazanabilmesidir. ama ne mümkün.

her neyse. ben bazı “projelerimde” kullanmak üzere minicik bir hızar ve çok ince matkap nereden bulunur, onun arayışındayım şimdi.

Tagged: , , , , , , , , ,

§ One Response to hobilerimiz bizi ne yapar?

  • swan dedi ki:

    Eline sağlık; serbest zamanın aslında pek de “serbest” sıfatını haketmediğini, sadece ekonomik ilişkiler ağının içinde yer aldıkça kayda değer bir serbestlik ünvanı kazandığını açık ettiğin için. Aslında diagogue denilen serbest zaman ekonomik etkinliklere karışmayan özgür insanlar için tasarlanmış bir kavramdı ve paideia denilen insanı yüceltici, eğitici amaçlar için kullanılması gerekiyordu.

    Her bir bireyin pazarlama elemanına dönüştüğü görüyoruz. Veya bu durumun önceden beri varolduğu; ancak günümüz ekonomik ilişkilerin yoğunluğu nedeniyle artık bu gerçeğin kendini gizleyemediği de öne sürebiliriz.

    Çelişki, serbest zamanı veya bu zaman süresince yapılabilecek üretimi pazarlayabilecek bir mal veya hizmete dönüştürme yolu bulmaya kalkışmakta yatıyor. Ama bu çelişki bir şeyi de açık ediyor: Çünkü insanın özü(ideen veya çoğul hali ile eidos) mevcut haliyle pek de matah bir şey değildir artık.

    M. Kundera bu çelişkiyi şöyle sordu “Eğer ben artık eylemle bile yakalanmıyorsa ne ile yakalanacaktı?” Düşünsene bir ömür boyunca üzerinde çalıştığın, ortaya çıkarmaya çalıştığın şeyin köpek boku kadar değeri yokmuş…

    Tüm kültür ürünleri, günümüzde karmaşık içyapısı ile nihai formunu almak üzere olan kültür endüstrisi tarafından dizayn edilmektedir. Avant garde elinden geleni yaptı bunu bozguna uğratabilmek için. Hakkını teslim etmek gerekir. Zaten terimin kendisi bile sorun çıkaran üçüncü bir terimdir. Kelimenin etimolojik gelişimine baktığımızda onu oluşturan iki terimi aşan ondan bağımsız bir üçüncü terimdir. Sanatı tahrik unsuru olarak kullanmak; bozgun unsuru olarak kullanmak… yada eline geçen her şeyi: kaldırım taşlarını bile

    Ama değişen ekonomik ilişkiler her şeyi yeniden yapılandırmaya zorlar. En azından aristo’nun efendiler için tasarlanan paideia’sının köleler tarafından yeniden yorumlanabilirliğine şahit olduk. Elimize ne geçerse bozguna uğratmaya çalışıyoruz. Belki de mücadele bitmemiştir.

    Sanatın Hegelci anlamda ortadan kaldırılması umurumuzda değil şu an (Sanatın yok edilmesi değil, hayat pratiğine dönüştürülmesi, böylece –dönüşmüş bir biçimde olmakla birlikte- muhafaza edilmesi) o eski avant gardistlerin amacıydı. Serbest zamanı bozguna uğratmak için kullanıyoruz, madem ki ideen’in köpek boku kadar değeri yok, bombaya dönüşmesinde de bir sakınca yok.

    not: masatenisi oynuyorum; keyifle oynuyorum, sağlığıma iyi geliyor öneririm :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading hobilerimiz bizi ne yapar? at lafı uzatmadan..

meta

%d blogcu bunu beğendi: